Anasayfa / ANALİZ / ÜNİVERSİTE SINAVINI KAZANIP KAYIT YAPTIRMAYANLAR

ÜNİVERSİTE SINAVINI KAZANIP KAYIT YAPTIRMAYANLAR

Üniversiteye giriş sınavlarının ismi sürekli değişse de (ÖSS-ÖYS-YGS-LYS-YKS…) Tercihlerinden birine yerleştiği halde kayıt yaptırmayan aday” sorunu değişmiyor. Her yıl binlerce aday bir programa yerleştiği halde çeşitli sebeplerle kayıt yaptırmıyor. Kazandığı halde kayıt yaptırmama, tercih dönemi sonrası oluşan bir sağlık sorunu, ailede oluşan yeni bir özel durum vb gibi sebeplere dayansa, bunu bir sorun olarak görmeyebilirdik. Ancak durum çok farklı…

Elimizde kazandığı halde kayıt yaptırmayanların kayıt yaptırmama sebepleri ile ilgili bir istatistik veya bir anket çalışması yok. (Bu kadar önemli bir konuda daha önce bir çalışma yapılmamasını da hayretle karşılıyorum.) Ancak yaklaşık 15 yıldır tercih süreçlerinin içerisinde yer alan bir tercih danışmanı olarak gözlemim şu: Sorun adayların sağlık sorunları veya haklı diğer sebeplerdense; “doğru tercih”  yapmamalarından kaynaklanıyor. Adaylar tercih döneminde anlık bir kararla tercih listesine aldığı programa yerleştiğinde genelde şu tepkiyi veriyor: “Ben burası gelmez diye yazmıştım.” Cümle kurgu itibari ile zaten mantık hatası içeriyor. Üstelik biz tercih danışmanları tercih sürecinde televizyon ekranlarından, sosyal medyadan, yüz yüze verdiğimiz danışmanlık süreçlerinde “İçinize sinmeyen, geldiğinde gitmeyeceğiniz hiçbir programa tercih listesinde yer vermeyin.” Diye sürekli altını çizmemize rağmen…

Tabi bir de üniversite öğrencisi veya mezunu olup, bölümünden veya mesleğinden memnun olduğu halde, kendini denemek amacı ile sınava giren adaylar var. Bu adaylardan bazıları kesinlikle gitmeyeceğini bildiği halde tercih de yapıyor. Kazanıyor ve ardından şu cümleyi kurabilme hayali kuruyor: “Ben X üniversitesini kazandım ama gitmedim.” Bu adayların kaç kişinin kontenjanını işgal ettiği ile ilgili bir veri yok elimizde ancak ben rakamın hiç de az olmadığını tahmin ediyorum.

Kazanıp da kayıt yaptırmayan adayların toplam verisini aşağıda yer alan tablodan inceleyebilirsiniz. (2007-2018 arası, Veriler Ösym’den alınmıştır.)

Bunun dışında;

  • Birkaç yıl deneyip: “Artık hedefim olmasa da gideyim.” düşüncesi ile tercih yapıp; tercih dönemi sonrası pişman olup tekrar hedefine yönelen;
  • Arkadaşı ile aynı üniversiteye gitme düşüncesi ile tercih yapıp; bu süreçte arkadaşı ile arası açılan;
  • Ailesinden habersiz tercih yapıp; kayıt döneminde ailesini ikna edemeyen,
  • Okumadığı için, özel şartları taşımadığını sonradan fark eden,
  • Kazandığı yerde yurt imkanı olmadığı için gitmekten vazgeçen,
  • Aile baskısı ile tercih yapan; ancak kayıt sürecinde ailesini ikna eden,
  • Polislik-askerlik, özel yetenek gerektiren bir program kazanan,
  • Eğitim hayatına yurt dışında devam edecek olan,
  • Devlet üniversitesi tercih ettiğini düşünüp, vakıf üniversitesi tercih eden ve bunu kazandığında anlayan adaylar da var tabi…

Sınav ve yerleştirme sistemini bilmeyenler, kazanıp da kayıt yaptırmayan adayların çok da önemli bir sorun olmadığını düşünebilir. Ancak sorun binlerce kişiyi ve onlarca kurumu doğrudan etkiliyor:

  • Kazanıp da kayıt yaptırmayan adaylar, ilgili programda kontenjan işgal etmiş oluyor. Örneğin 50 kontenjanı olan bir programda 3 kişi kazandığı halde kayıt yaptırmazsa, bu programı kazanabilecek durumda olan 3 aday, ya üniversiteye yerleşemiyor ya da daha alt sıradaki (tabi daha az istediği) bir programa yerleşiyor. Tabi bu zincirleme bir şekilde sınava giren TÜM ADAYLARI etkiliyor.
  • İlk yerleştirmeler sonrası doluluk oranlarına göre planlama yapan vakıf üniversiteleri, kayıt yaptırmayanlardan dolayı ciddi problemler yaşıyor.
  • Bir alt tercihine yerleşen adayların, ek yerleştirmede tercih hakkı olmadığı için, kayıt yaptırmayanlardan açılan kontenjanlara yerleşme ihtimali kalmıyor.
  • Üniversiteye yerleşme kaygısı ile hareket eden adayların neredeyse tamamı ilk yerleştirmede tercih listelerini doldurduğu ve önemli bir bölümü de bir programa yerleştiği için, ek yerleştirmede açılan kontenjanlara talep düşük kalıyor. Ek yerleştirmede kontenjan doluluk oranları bu nedenle çok düşük oranlarda kalıyor.

ÖNERİLER

  • OBP etki oranı %21’lerden kademeli olarak %11’lere düşürüldü. (Tabi bu oran adayın aldığı puana ve obp’sine göre değişiyor.) Obp etkisi düştüğü için, yerleşip kayıt yaptırmayanlara uygulanan “Obp’nin yarıya düşürülmesi” yaptırımı eskisi kadar caydırıcı olmuyor. Bu nedenle yaptırım “Obp’den tamamen mahrum bırakılmak” şeklinde güncellenmeli.
  • Üniversite öğrencisi olan adaylar bir programı kazandığında halihazırdaki kayıtları otomatik olarak silinmeli.
  • Tercihler sisteme girilirken, tercih edilen programın devlet mi vakıf mı olduğu, hatta ücret bilgisi ekrana yansımalı.
  • Devlet yurdu imkanları(yurt kontenjanı-üniversite öğrenci sayısı şeklinde), yurdun okula ne kadar yakın olduğu gibi bilgiler kılavuzda yer almalı.
  • Polislik, subay-astsubay ve özel yetenek sınav takvimleri, adayların üniversite kayıt tarihleri dikkate alınarak programlanmalı.

Hakkında MÜRSEL AKGÜNEY

Kontrol Ediliyor

EK YERLEŞTİRME SÜRECİNİ ANLATTIK

Youtube kanalındaki videomuzda sizlere ek yerleştirme sürecini anlatmaya çalıştık. Sorularınızı videonun altına yorum olarak bırakabilirsiniz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir